|

Araştırmaların altına sadece teknik yorumlarınızıve araştırma konusu ile ilgili inşaat tecrübelerinizi yazın.
Okunduğunda Fayda sağlamayan , Bilgi içermeyen YORUM YAZMAyınız.
SİTEMİZDE TOPLAM 649 ADET YORUM YAPILMIŞTIR.
| .:: Arastirmaya Git > |
16.08.2005 |
|
.:: ::.
zemin kumlu ise ve 1.deprem bölgesinde ise kumlu zemin olması ve yeraltı su seviyesinin yüksek olması durumunda hangi tip temel seçilir.ve nasıl bir iyileştirme yapılır.
|
|
| Yazan : mehmet gündüz |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
14.08.2005 |
|
.:: Aman tanrım ::.
Yahu bu nasıl mantıktır kardesım.Bu evi kontrol eden kesın bır muhendıs vardır yada mımar.Bunu nasıl onaylayıp okey verırler.Hade kontrol muhendısı para yedı dıgelım bunu yapan mutahıtın hıcmı ıcı ezılmedı 'yahu benım yaptıgım bınaya baksen '.Bunların belgelerı ellerınden alınmalı.
|
|
| Yazan : Ceyhun TUNALI |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
13.08.2005 |
|
.:: yuklu siparis ::.
Bizler insaat firmasi olarak Rotterdam da calismaktayiz. Bizlere yuklu miktarlarda; Parke, duvar lambri,banyo malzemeleri kiremit 20.000 adet Cephe camaken kaplama insaat malzemelri vs Bu konularda sizlerden faydalanabilirmiyiz ?
Saygilar
Huseyin Yilmaz
|
|
| Yazan : yilmazbv |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
10.08.2005 |
|
.:: Hocam Zamanınız Toplumumuz İçin Değerli ::.
Sn.Tezcan
Tüm çalışmalarınız ve görüşlerinizi açıklamada ki yürekliliğiniz için toplumumuz adına teşekkürü borç kabul ederim.Sizler ve sizleri takip edecek olanlarla ülkem insanı birgün gerçeklere ulaşacaktır.
Zamanınız bizler için değerlidir.Bu değeri anlayamayanlara söyleyecek tek sözüm birgün boğaz köprüsünden geçen,araçlara ve araç içlerinde bulunan insan sayısına, bakıp köprülerin hangi kapasite ile kullanılmakta olduğunu görmelerini ve bu lüksün zengin topraklarda ki yoksul insanlarımız için ne oranda gerekli olduğunu düşünmeleridir.
Kolay gelsin hocam,belki sizden yaşlıyımdır ama yinede ellerinizden öperim.
Saygılarımla
Ünsal ÇAKIR İnş.Y.Müh.
|
|
| Yazan : Ünsal ÇAKIR |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
09.08.2005 |
|
.:: Yer ve duvar karosu ::.
Seramik mühendisiyim. Yaşar Üniversitesinde işletme yüksek lisansı yapıyorum, yer ve duvar karosu üzerine ayrıntılı bir tez çalışması yapıyorum. Sizce yer ve duvar karosunun alternatifleri nelerdir ve ilerde bir tehdit olabilirler mi?
Ser.Müh. Erdinç MERCAN
|
|
| Yazan : Erdinç MERCAN |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
09.08.2005 |
|
.:: Proje Hatası... ::.
Projeyi yapan statikçi arkadaş bence bu kadar donatı kullanması gerekiyorsa, daha büyük donatı çapı kullanarak donatı aralıklarını artırabilirdi. Bu resimdeki donatıya isterdiğiniz kadar ince malzeme kullanın tam olarak donatı-beton aderansını sağlayamazsınız ve mutlaka betonda boşluklar olacaktır. Ayrıca betonda ne kadar ince malzeme kullanılırsa beton sınıfıda o kadar düşecektir. Çimentonun artırılmasının buna bir miktar faydası olur fakat gerekli mukavemeti yakalayamaz. (böyle bir siteyi hizmete açan arkadaşlarada çok teşekkür ediyorum....)
|
|
| Yazan : İnş. Müh. Ozan Baştopçu |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
08.08.2005 |
|
.:: ::.
YEDİ GÜNLÜK MUKAVEMETLER YAZILMAMIŞ LÜTFEN İLETİRMİSİNİZ.
|
|
| Yazan : ERGÜL YIĞMATEPE |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
04.08.2005 |
|
.:: iç mimar fmpdekorasyon ::.
merhabalar,
fırçanın boya uygulamasındaki önemini hepimiz biliyoruz...Acaba karda yürürken..pardon boya yaparken izin belli olmaması için hangi fırçayı kullanmak gerekir...Ben rulo tipini tercih ediyorum...doğru mu?...
herkeze selamlar elbette bu konuyu benden çok daha iyi bilenler olsada nacizane birkaç şey söylememde bir sakınca olmaz umarım. ben beş altı daireyi saten alçısıyla berber bitirdim ayrıca 3 adet dış cehe boyası yaptım iskeleli şimdi yine çok bişi bildiğimi iddaa etmiyorumda tecrübelerime dayanarak ilk başta köşeler ve tavan kestirme fırçayla yapılırki ben en güzel kestirmeyi şu en ucuz beyaz kıllı ince ama biraz geniş fırçalarla yapıyorum. daha sonra ruloyla köşeler kurumadan geçilir. ikinci kattada aynı şey yapılır. yalnız rulonun boyası biraz daha cıvıktır. su bazlı boyalara birtürlü alışamadım. 4 kat bile atsanız kapatmıyorlar saten boya denilen solvent bazlı boyalar ise yani eski tabirle yağlı boyalar çok güzel kapatıyorlar ve çokta sağlamlar tek kusurları kokuları ama en güzeli 2 kat değil 3 kat uygulanmaları ilk kat astarda olabilir yada boyanın inceltilmiş halide. enson denemesemde ilk kat dikine 2. kat yatığına ruloyla gidilir dedi bağzı ustalar bana mantıklı geldi deniycem bi ara. tabi boya öncesi hazırlıklardan ve daha fazla detaylardan şimdi bahsetmem doğru olmaz sanırım herkeze selamlar azda olsa bir faydam dokunmuştur sanırım.
|
|
| Yazan : MEHMET ÜNAL |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
03.08.2005 |
|
.:: Turk Standartlari ::.
Bugün itibari ile Türkiye'de EPS üreticileri sayısı 20 nin üzerinde iken, 3 yıldır yürürlükte olan TSEN13163'e sahip EPS üretici sayısı sadece 1 veya 2 dir.
|
|
| Yazan : bilinmiyor |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
03.08.2005 |
|
.:: XPS ::.
Bir uretici adina asagida guncel Avrupa standardlari cercevesinde bilgilerimi sizle paylasiyorum.
Dow Chemical bunyesinde 5 yil Turkiye'de 2 yil Almanya'da olmak uzere 7 yil Teknik Mudurluk gorevinde bulunmus bir mimarim. Almanya donusu sonrasinda halen 3 yildir surdurmekte oldugum Dow Turkiye Bina ve Insaat Urunleri Ticaret Mudurlugu gorevimin yanisira son 1 yildir Turkiye, Ortadogu, Afrika ve Hindistan Pazar Gelistirme Mudurlugu gorevini yurutmekteyim. Bu gorevlerim sirasinda 2 donem boyunca IZODER baskanligi yaptim. Dikkat ederseniz hicbir ortamda mantolama sadece XPS ile yapilmalidir, EPS yanlis malzemedir veya TASYUNU yanlis malzemedir tezini savunmadim. Asagida aktaracagim mantolama konusunda zorunlu standard olan ETAG 004 standardinda da hicbir isi yalitim malzemesi tek dogru olarak sunulmamaktadir. ETAG yaslandirma testini siva, yapistirici dubel, son kat kaplama gibi diger komponentlerle birlikte gecmis ve EOTA belgesi almis olan her isi yalitim malzemesi bu uygulamada kullanilabilir. Buradaki tek sart isi yalitim malzemelerinin ve diger tamamlayici urunlerin uretildigi ulke ve tesisteki urunlerin bizzat test sirasinda kullanilmalari geregidir. 3 - 5 yil once Almanya'da uretilmis olan siva yapistirici ve isi yalitim malzemeleri ile yapilmis olan test ve EOTA belgesi ulkemiz icin ayni marka ve formul uygulansa bile gecerli degildir. Bu yuzden EOTA belgelerini hangi ulke ve tesiste uretilen urunler icin gecerli oldugunu incelemeniz gerekir.
Karsi ciktigim mesajlarin tamami "XPS ile ilgili zehirli gaz icerir ve kanserojendir tezlerine kadar varan ve bilimsel olarak dogru olmayan karalamalari ardarda siralayip XPS yanlis malzemedir. Uluslararasi veya Avrupa mantolama dokumanlarinda XPS ile mantolama yoktur" seklinde bilimsel mesnedi olmayan ve merdiven alti EPS ureticileri tarafindan baslatilan ve isine gelen gruplarca kismen devam ettirilen yaygaradan ibarettir.
AVRUPA STANDARDLARI 1) Zorunlu ETAG 004 testi ve EOTA belgesi: Yukarida belirttigim ETAG standardi mantolama konusunda tek zorunlu Avrupa standardidir ve bu standardta ETAG yaslandirma testini gecen tum isi yalitim malzemeleri kullanilabilir. Tartismanin sadece isi yalitim malzemesine indirgenmis olmasi, kulaktan dolma bilgilere itibar ederek sig tartismalar yaptigimizin bir gostergesidir. Kasitli olarak ve toplum olarak meyilli oldugumuz komplo teorileri uretilerek tartisma bu yone dogru cekilmeye calisilmaktadir. Bu uygulamada sistemin diger bilesenleri ile birlikte toplam performansi cok daha onemlidir ve bu uygulamadaki en onemli performans yaslandirma testi dedigimiz testtir. Bu test sonrasinda catlak olusup olusmadigi tum katmanlarin isi yalitim plakasi dahil olmak uzere su emme degerleri ve cekme testleri yapilmaktadir. 10 yildir ulkemizde MARDAV "BlueSafe" markasi ve son 2 yildir KALE grubu ile isbirligi yaparak "BlueSafe MaviKale" markasi ile piyasaya sundugumuz ve ayrica Italya'da MAPEI firmasi ile piyasaya sundugumuz "Mapetherm", Avusturya, Hollanda gibi ulkelerde piyasaya sundugumuz isi kopruleri ve mantolama sistemleri oncelikle Dow Chemical Almanya laboratuarlarimizda ETAG 004 testinden gecmek zorundadir. Bu test 3 ay suren bir test olup, yilda ortalama olark 2 kez tekrarlanmaktadir. Ozellikle kimyasal katkilarla hazirlanan siva, yapistirici ve son kat kaplama urunleri icin ve farkli teknolojilerde uretilen isi yalitim malzemeleri icin birakin her ulkede yapilan farkli uretimleri, ayni ulkedeki hammaddelerin farkli performansi nedeniyle her fabrika icin ayri sonuclar verebilmektedir. Bu yuzden ulkemizde uretilen bu tamamlayici urunler yilda 2 defa Almanya'daki laboratuarlarimizda test edilmektedir. Bu testlerin ardarda basarili sonuclar vermesi sonucunda "BlueSafe MaviKale" sistemi icin EOTA sertifikasi basvurusu yapilmis olup calismalarimiz devam etmektedir. Italya'da Styrofoam urunleri ile piyasaya sunulan "Mapetherm" sistemi yine firma ici testlerin basarili olmasi sonucunda EOTA basvurusu yapilmis ve EOTA belgesi alinmistir ve EOTA sitesi ziyaret edildiginde bu sertifika gorulebilir. Bu test yonteminin her ulke ve hatta her tesis icin yeniden yaslandirma testinin yapilmasi sarti nedeniyle pahali oldugu gerekcesiyle siva ureticileri tarafindan kaldirilmaya calisilmaktadir. EOTA kurumunun resmi gorusu ve firma olarak gorusumuz her tesis kendi uretimi ile ilgili ETAG testini gecmek zorundadir. Yurtdisinda herhangi bir ulkede uretilmis siva, yapistirici, isi yalitim levhasi ve dis kaplama urunleri ile ve bir defalik test ile alinmis EOTA sertifikasi resmi olarak diger ulkelerde gecerli degildir. Ulkemizde uretilen urunlerle ETAG 004 testi yapilmasi her formul degisiminde tekrarlanmasi ve EOTA belgesi alinmasi gereklidir.
2) Tavsiye (Not Harmonized) EN 13499, 13500..... ETICS standardlari: Bir diger Avrupa standardi ise harmonize olmayan tavsiye ETICS standardlaridir. Bu standard komitesi tum isi yalitim malzemeleri ile mantolama yapilabilecegine karar vermis ve bir siva/cephe kaplama ureticisi raportorlugunde standard calismalari baslatilmistir. Ancak raportor once EPS ve Tasyunu ile ilgili standardlarin bitirilmesi ve daha sonra diger urunlerle ilgili standardlara devam edilebilecegi konusunda komisyona oneride bulunmus ve bu oneri kabul edilmistir. Bu nedenle oncelikli olarak EPS ve Tasyunu standardlari tamamlanmistir. Su anda alinan karar geregi XPS ve Fenol Kopugu ile ilgili standard calismalari devam etmektedir. XPS ile mantolama standardi EXIBA (Avrupa XPS ureticileri Birligi) sponsorlugunda yurutulmektedir. Bu standard tavsiye bir standard olup harmonize bir standard olmadigi icin Avrupa Birligi ulkelerinde uygulanmasi zorunlu degildir.
Yukaridaki standard orneklerinden anlasildigi uzere "XPS avrupa normlarında, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde kullanılamzlar" iddiasi kulaktan dolma ve yanlis bir iddiadir. Bir diger yanlis iddia XPS uretiminde CFC gazi kullanimidir. CFC gazinin ulkemizde 1999 yilina kadar yasaklanmamis olmasina ve halen belirli sektorlerde kismen kullanilmasina ragmen uretimin basladigi 1995 yilindan beri CFC gazi kullanilmamaktadir. Halen kullanilmakta olan HCFC gazlari, CFC gazlarina oranla %90 oraninda ozon etkisi azaltilmis ve insan sagligina hicbir zarari olmayan bir gazdir ve halihazirda Amerika, Kanada, Rusya, Avustralya, Cin, Japonya ve diger Pasific ulkeleri gibi AB disinda tum dunyada kullanilmaya devam edilen gazlardir. Ulkemiz Kyoto protokolune taraf olmamasi nedeniyle, butun israrlarimiza ragmen HCFC gazlari konusunda taslak yonetmelik calismalarinin hazir olmasina ragmen Cevre ve Sanayi Bakanliklari yasaklama getirmemektedir. HCFC gazlari kesinlikle zehirli gaz degildir ve insan sagligina hicbir zarari yoktur. Bu konuda asagidaki Avrupa Birligi direktifinde arastirma yapabilirsiniz (67/548/EEC Annex 1 of the European Directive for Dangerous Substances).
http://ecb.jrc.it/esis/
Urun adi: chlorodifluoroethane Cash no'su: 75-68-3 200-891-8
Urun adi: chlorodifluoromethane Cash no'su: 75-45-6 200-871-9
Buna karsilik EPS sisirmede kullanilan pentane gazida ayni web sayfasindan kontrol edilebilir.
Urun adi: pentane Cash no'su: 109-66-0 203-692-4
Ancak Dow Chemical olarak onumuzdeki yil uretime baslayacak olan ulkemizde yer alacak daha buyuk kapasiteli ikinci tesisimizde %100 CO2 kullanilan bir tesis planlama calismalarina baslamis durumdayiz. Nefes almaz vb. konularda daha once uzun uzun yazistigimiz icin bu yazida vaktinizi almak istemiyorum
Saygilarimla Durmus Topcu Dow Chemicals Sales&Market Development Manager for Turkey, MEAF, India Building and Construction Products Office: +90 216 4637744 Ext:384 Mobile: +90 533 7241624 Fax: +90 216 4160890
|
|
| Yazan : Durmus Topcu |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
02.08.2005 |
|
.:: ts ::.
Su bazlı boyalarda TS 5808'e ,sentetik boya ve verniklerin TS 39'a,dış cephe hazır sıvalarının ve boyalarının TS 7847 `ye uygun olması istenmelidir.
|
|
| Yazan : Erdinç Özkara |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
01.08.2005 |
|
.:: Bilgi ihtiyacı ::.
1. EPS'in Avrupada kullanıldığı, XPS'in ise kullanılmadığı doğru. Bunun birçok sebebi var. XPS'in subuharı geçirgenlik direncinin fazla olması, sıva tutuculuğunun sınırlı olması, hiç gerek yokken maliyeti şişirmesi vs. gibi konular yüzünden, XPS avrupa normlarında, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinde kullanılamzlar. Ayrıca üretimleri sırasında CFC (kloroflorokarbon) gazlarının kullanılması tüm Avrupa Birliği ülkelerinde yasaklanmıştır. Bunun yerine kullanılan CO2 gazı, XPS'in lambda değerini 0,35-0,36 civarında olmasını sağlıyor. eğer CFC kullanırsanız bu değer 0,31'e düşmektedir fakat çevreyi kirleten bu yöntemden vazgeçilmiştir (Ne yazıkki ülkemizde CFC ile üretim hala devam etmektedir). EPS'nin lambda değeri 0,40'dır (16 kg/m3 için). bu durumda 4 cm EPS'nin yaptığı ısı yalıtımını XPS, eğer CFC kullanılmışsa 3,1cm de, eğer CO2 kullanılmışsa 3,5cm de yapar. fakat yukarıda sayılan türlü sebeplerden dolayı EPS kullanmak, XPS kullanmakdan her zaman avantajlıdır. Tabi burada kullanılan EPS'nin B1 yanmaz sınıfı ve dış cephe için uygun üretilmiş EPS olmasına dikkat edilmelidir.
2.Ayrıca, yalıtım levhasının kalınlığının sıva dökülmesi gibi risklerde pek bir ilgisi yok. Sanırım burada sormak istediğiniz, yalıtım kalınlığının artmasıyla, yapıştırıcıya ve dübellere gelen moment yüklerinin artması. Eğer avrupa normlarına uygun bir yapıştırıcı ve dübel kullanırsanız bu sorun ortadan kalkacaktır. Unutmayınki şu anda Avrupanın birçok ülkesinde, ortalama levha kalınlıkları 12-18cm arasında değişiyor. Darbeye dayanım konusunda ise, güveneceğiniz katman yalıtım levhası değil, fileli sıva ve son kat kaplamadır. Dış cephe ısı yalıtım sistemlerine zarar vermek düşündüğünüzden daha zordur. Yani kazara ufak tefek çarpmalara karşı dayanıklıdırlar. Tabi elinize balyozu alıp vurursanız ona birşey diyemem :)
3. Birkaç çeşit son kat kaplama vardır. Son zamanlarda, uygulama kolaylığı, uygun fiyatı ve şantiyeden sonra boyanabilmesi gibi hususlarda avantaj sağlayan mineral kaplamalar öne çıkmaya başladı. Günümüzde kullanılan mineral esaslı son kat kaplamalar her tür bölgede kullanılmak üzere çok uygunlar. Sadece 2mm'den az uygulanmamaları gerekiyor. Eğer isterseniz son kat kaplama olarak, akrilik esaslı, silikon esaslı, silikat esaslı (Türkiye de pek kullanılmıyor) olanlarda var.
Eğer bu uygulamayı yapmak istiyorsanız size yardımcı olabilirim. E-Mail adresim aşağıda.
Saygılarımla,
|
|
| Yazan : Haldun Öztürk |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
29.07.2005 |
|
.:: sorumsuzluk ve ... ::.
söz konusu olayın tek sorumlusu proje yöneticisi mimardır.onun calıstırdıgı kişilerdir ..her katta kırılma devam ediyor mu bilmiyorum ama bunu en önemli ve perde kolona en yakın moment ileti gücünü kırmak çok yanlış
|
|
| Yazan : mustafa akalın |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
28.07.2005 |
|
.:: oda ::.
Tamam bu bir hata değil, mimarımız öyle tasarladı ve bizim mühendisimiz ağırlığını koyup onun öyle olmaması gerektiğini mimara kabul ettiremedi veya kendisi bile bilmiyor. neyse sonuç olarak buna göre projelendirildi. ama anlamadığım nokta proje odanın ve belediyenin onayından nasıl geçti. yok arkadaş bu büyük bir hatadır, büyük bir ihmaldir. bu şekilde statik proje nasıl yapılabilir, nasıl onaylanır anlamak mümkün değil. ben herhalde yolun çok başındayım, daha öğrenmem gereken çok şey var. herkese saygılar.
|
|
| Yazan : kadir toy |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
28.07.2005 |
|
.:: slm ::.
yuh artık ya.insan kalıcı konutların da kolonunu keser mi ?ben pamukkale üniversitesi inşaat müh.bölümünde okuyorum.bunu yapan insanları kınıyor ve mühendislik yeminini hatırlatıyorum
|
|
| Yazan : süeyman özyol |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
27.07.2005 |
|
.:: Marmaray Projesi ile ilgili ::.
Ulas beyin kaygilarini ayni sekilde tasiyorum.
Sayin Gedizoglu'nun cevaplari hiç doyurucu degil. Belli ki Sn.Tezcan ile bir tartisma geçmisleri var. Fakat bu tarzi genel bir listede yayinladiklari için ben de su izlenim olustu. "Sus sen, küçüksün anlamazsin" diyen bir babadan farksiz davraniyor. Bizim gibi zor anlayanlara ve de bilmeyenlere biraz anlatmaya çabalasa idi daha iyi olurdu. Ayrica Insaat Müh.Odasinin faaliyetlerini kaçiranlarda olabilir. "Katilsaydin" katilmayanlara "sus" düser, "yandi paralar" denemez herhalde. Baylar, bayanlar bu proje 5-6 milyar dolarlik bir proje. Yani memleketin tümü bu proje için borçlanacak bundan ancak o da olursa Istanbullular yararlanacak. Baska memlekette olsa vergi mükellefleri kizilca kiyameti koparirdi ya neyse. Kanimca bu konu proje asamasindan faaliyet geçisine kadar hatta yillar sonra bile tartisilmalidir.
Duygusalligi bir kenara birakarak ve de mühendisçe tartisilmalidir. Bu projenin yalnizca deprem riski yoktur.
a-yangin, b-terör riskleri deprem riskinden binlerce kez daha fazladir. Bu projenin yapiminin yanisira sirf bu nedenlerden ötürü isletmesi de çok pahali olacaktir. Üstüne üstlük bazilari gazetelerde gördügüm kadari ile birde lastik tekerlekli araçlar için tüp geçis yapmayi düsünüyorlar allah onlara akil fikir versin derim. Bogazi 68mt derinden geçen yani sirkeci ve üsküdar da 68 mt derinde insa edilecek olan iki istasyonun insan trafigine ne katkisi olacagini, -buraya inmek isteyecek insan sayisi ne kadardir diye hep düsünüyorum. - kuzey peradan kadiköy yakasina veya tersi olarak insanlarin neden yenikapi'ya kadar gitmeleri gerektigini, Levent'ten kadiköy için yola çikanlarin neden bostanci'yi ziyaret etmeleri gerektigini hiç anlayamadim. Evet bu konunun uzmani degilim, ancak uzmanlar bu güzergahin neden seçildigini, neden avrupadan gelen trenlerin hiç durmadan asyaya geçmesi gerektigini bir türlü açiklamiyorlar. Avrupa'dan kaç tane tren geliyor acaba?. Ayrica gözden kaçan bir husus ta su. Bu bir metro hatti degil. Bu bir tren hatti. Yani metrodan indi bindisiz bu araçlara binemiyorsunuz... Köprü üzerinden 15-16 km de ulasacaklari bir yere her nedense 40-50 km'lik indili bindili bir güzergahin kullanicilar tarafindan dogal olarak tercih edilecegini düsünüyorlar. Söyle düsünelim.
Bugün bogaz köprüsü üzerinden Mecidiyeköy-Kadiköy 1 veya maksimum 1,5 saat sürüyor. Metronun hizi max:40 km/saat. Bu sekilde Tüp güzergahini yani 50 km'yi de 1 saatten az bir sürede alamazsiniz. Kaldi ki bu sürenin indisi bindisi, beklemesi ile 2,5 saate varacagi da asikar.
Bu durumda kuzey pera kesinlikle eski güzergahini kullanmaya devam edecektir... Maslak, mecidiyeköy, levent bogaz hatti Istanbul'un en çok is gücü tasinan bölgesidir. Buralarda yerlesim yerinden çok is yeri vardir. Simdi bana izin verirseniz " bir komplo teorisine basvuruyorum". Bence bu projeyi planlayanlarin gizli bir amaci var.
Buna göre Tüp bitiminde insanlari Tüpe zorlamak için toplu tasima araçlarinin bogaz köprülerinden geçisini yasaklatacaklar ve kendileri toplu tasima araçlarini uzaklastirdiklari trafigini rahatlattiklari bogaz köprülerinden lüks arabalari ile vakit kaybetmeksizin karsidan karsiya geçeceklerdir. Hatta bir kampanya daha yaparak bogaz köprülerini de parasiz hale getireceklerdir...
Saka bir yana sonuçta olacaklar bundan farkli olmayacaktir. Tüp'ün yapisal sorunlarini %100 güvenlikli olarak astik diyelim. Depreme karsi japonlar Tüp'ü çok dayanikli yaptilar diyelim. Yani yapisal olarak Tüp'e hiç bir kosulda hiç bir sey olmayacak... Peki... Biz de bunu temenni ederiz. Ancak bu proje istanbul için öncelik sirasinin ne yazik ki ilk geleni degil. Bence Istanbul'un daha çok tramvay'a ve de ne yazik ki içinden tramvay geçiren, rayli sistemi olan bogaz köprülerine ihtiyaci vardir. Metro bile üçüncü siradadir. Tüp' ise 5 sirada. 4. Sira deniz ulasimidir.
Simdi bir tabu konuyu açinca çok kisi laf söyleyecek:"Bogaz'a köprü yapmak vatan hainligidir" diye ... Sebep gecekondulasmaya yol açiyormus. Bu komik bir gerekçe, Diyarbakir'da da gecekondu var, Izmir'de de, ama oralarda köprü yok. Acaba neden?. Sakin gecekondulasmaya yetkisini kullanmayan yöneticiler ile popülist politikacilar yol açiyor olmasin?. Cumhuriyet tarihi bir imar aflari tarihidir. Ayrica bazilari bogazin yesilligi gider diye endiseleniyor. Bu kisilere tavsiyem eski bogaz gravürlerine bakmalari. Bogazi da Adalari da yesillendiren Cumhuriyet döneminin ilk yöneticileridir. Ondan öncesi yesillikleri ise pasa ve padisahlarin özel korularindan ibarettir. Bogazin gerisi "Keltepe" dir.
Eminim bu dediklerim üzerinde nedense hiç bir sekilde bir mühendis gibi düsünülmeden "bogaz'a köprü yapmak" tu kaka, biz de vatan haini ilan edilecegiz. Peki madem bu kadar köprü karsitiyiz da niçin Süleymaniye'nin altindan girecek olan haliç köprüsü için vaveyla koparmiyoruz?... Bu köprü de 24 mt'lik yükseklikten bogaz'dan daha da önemli bir yer olan Haliç'in siluetinin, yapilarinin ve de her seyinin içine ederek geçiyor. Acaba bu zimmi kabul metroyu yenikapi'ya ulastirmak ve "tüp"ü gerçeklestirmek için olmasin? . Bu güzergah istanbul'un tüm toprak alti tarihi degerlerini yok ediyor ama kimseden ses yok. Örnek mi? Üsküdar'a yapilacak tüp girisi için açilan çukurda çikan tarihi eserler önce dozerle bir düzeltildi, sonra da betonun içine ebediyen gömüldü. Tarihi yarimada da ise tüm tarih tatlediliyor, mimarlarimiz, arkeologlarimiz sadece ciliz sesler çikariyor. Mühendisler ise ses bile etmiyorlar.
Beyler, biraz ezber bozmakta yarar var. "Köprücü" ve agirlikla da "Tüpçü" olarak ikiye ayrilmanin bir faydasi yok. Hiç kimse baska bir sey söyleyemiyor. Söyleyenler hemen aforoz ediliyor; "Sen anlamazsin sus otur, büyüklerin senden daha iyisini bilir". Büyüklerimiz bilirler bilmesine de her nedense bunca yildir hiç bir seyi düzeltemediler.
Sayin baylar, bayanlar önceliklerin tespiti için çok kisinin tartismasi gerekiyor. Yoksa "ben yaptim oldu" ile millete iyilik yapamazsiniz.
Saygilar Nedim
|
|
| Yazan : Nedim |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
27.07.2005 |
|
.:: Marmaray ::.
Burada iki degerli hocamiz ve baska arkadaslar da Istanbul'un ulasim sorunununa kismi cozum getirecek tup gecit projesi icin muspet ve menfi yonde goruslerini bildirdiler.Bu projenin muspet ve menfi yanlari uzmanlarinca elbette tartisilacaktir.Benim uzerinde durmak istedigim konu Nedim Bey'in de belirttigi oncelik meselesidir.Acaba tup gecit yada 3. kopru Istanbul'un onceligimidir?Tup gecitten once ve cok daha onemli olan Istanbul'un beklenen depreme karsi rehabilitasyon projesi 6 yil gecmesine ragmen hangi asamadadir ve bu tup gecite ayiracagimiz kaynak yada kullanacagimiz krediyi neden Istanbul'daki okullarin,hastanelerin ve daha sonrada ozel binalarin rehabilitasyonu icin kullanmiyoruz? Sanirim butun hocalarimizin ve diger bilim adamlarinin uzerinde ittifak ettikleri tek konu Istanbul da bir depremin kacinilmaz oldugudur.Ve maalesef su ana kadar da Istanbul'un depreme hazirlanmasi icin yapilan yikilip yapilmayan birkac okul ve devlet binasindan ibarettir.Acaba tup gecit icin saglanilan finansman ve uzun vadeli kredileri Istanbul'un yeniden yapilanmasi icin kullansak daha faydali bir is yapmiz olmazmiyiz? Tup gecit projesine start verilmesinin sebebi acaba finansmanin Japonlar tarafindan saglandigiylami ilgilidir? Oyleyse yarin baska bir Japon veya Avrupa firmasi finansman sagladi diye Canakkale bogazina tup gecit yapmak isterse bunada izin verirmiyiz?Unutulmamaliki saglanan krediler uzun vadelide olsa cok buyuk meblaglardir ve son akcesine kadar bizden tahsil edilecektir.
Butun grup uyelerine saygilarimla
Insaat Muh.
Cemil Kandemir.
|
|
| Yazan : Cemil Kandemir |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
27.07.2005 |
|
.:: Kalfa ::.
Arkadaşlar olsa olsa bu kalfanın yaptığı hatayı kontrolsüzlükten dolayı örtpas etmeye çalışılmış bir acil çözüm önerisidir. Yok otoparktı yok araç dönmüyordu bence işin hikaye kısmı. Mimar eğer mimarsa onu proje aşamasında çözecek. Sitatikçide görevini yapacak bu olmaz kardeşim diyecek. Ben bunu böyle yapmam bu iş sakat olur diyecek. Diyemiyorsa ben bu işin altında başka bir bit yeniği ararım kusura bakmayın. Konsol monsol hikaye ben o binanın depremde davranışını izlemek isterim. İnşallah içinde insan olmaz. Saygılar.....................
|
|
| Yazan : MCÖ |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
26.07.2005 |
|
.:: S.Tezcan’ın iddiaları konusunda ::.
Kanada’dan İnş.Y.Müh. Mahir Aydın’ın E.Gedizlioğlu’nun mektubu ve nda yazdığı mektup aşağıdadır.
Reply-To: taskisla72@yahoogroups.com
To: taskisla72@yahoogroups.com
Date: Jul 26, 2005 8:48 AM
Subject: Re: [taskisla72] Tüp Geçit konusunda E.Gedizlioğlu'nun S.Tezcan'a mektubu, S.Tezcan'ın U.bak.na yazısı...
Oncelikle Adem arkadasimiza boyle ilginc bir konuyu bizim dikkatimize sundugu icin tesekkur etmek isterim. Hem tecrubeli bir teknik adam olarak, hem de memleketimizin kaynaklarinin daha iyi degerlendirilmesi konusundaki hassasiyeti ovguye deger.
Degerli arkadasimiz Ergun Gedizlioglunun Prof. S. Tezcan'in iddialarina ve endiselerine tatmin edici cevaplarinin olduguna inaniyorum. Yakinda onun teknik cevaplarini da gormeyi diliyorum.
Tunel konusunda tecrubeli bir muhendis sayilmam. Ancak Sayin Tezcan'in siraladigi hususlardan birkacina deginmek istiyorum: 1. Tunel maliyeti: Su anda Kanada'da calistigim firma 12.5 metre ic capinda ve 10 km uzunlugunda 500 m3/s debili basincli bir su tunelinin ihalesi ni gerceklestiriyor. Yaklasik 200m yer altindan gececek ve zemin sartlari cok zor. Ben de bunun hidrolik tasarimindan sorumluyum. Proje maliyeti hakkinda bilgi vermem mumkun degil, ancak arastirmalarima gore sunu soylebilirim: Tezcan'in mektubuna Bakanin verdigi cevapta (Madde 10) "/Delme tünelin her bir kilometresinin yapım bedeli, /*/yaklaşık 250 /*/milyon USD tutarındadır. Batırma tünelin her bir kilometresinin yapım bedeli ise /*/yaklaşık 150 milyon /*/USD tutarındadır. /” deniyor. Bence burada bir yazi hatasi olsa gerek. 7 m'lik delme tunelin maliyetinin $250M/km degil, $25M/km civarinda olacagini saniyorum; bu da Tezcan'in $30M/km degerine yakin. 2. Tasarim bitmeden insaata baslanmasi: Burada Tezcan'in gorusune katilmamak elde degil. Eger bir anahtar teslimi proje yapiyorsaniz, konsept tasarimla ihaleye cikarsiniz. Detay tasarim da muteahite birakilir. Eger proje anahtar teslimi degilse, boyle karmasik bir proje icin %80-90 detayli tasarimi yapilir, genis kapsamli bir risk analizini takiben ihaleye cikilir ve insaata baslarsiniz. Tasarimi buyuk olcude bitirilmemis boyle karmasik ve zemin yapisi riskli bir projenin insaasina baslamak felakete davet cikarmak demektir. Iki sene once bitirdimiz bir kombine cevrim santralinda boyle bir hatadan epeyce agzimiz yandi. Simdi yogurdu ufluyerek yiyoruz. Artik genis kapsamli risk analizi olmadan hic bir projeye baslamiyoruz. 3. Yolcu sayisinin tahmini: Danimarkanin Aalborg Universitesinden Prof. Bent Flybjerg kamu alt yapi projelerinde maliyetlerin ve proje gelirlerininin tahmininde yapilan hatalar uzerine genis kapsamli arastirmalar yapiyor. 2003'de "Megaprojects & Risks" isimli bir kitabi yayinlandi ve genis yanki uyandirdi. Makalelerini "http://flyvbjerg.plan.aau.dk" web sayfasinda bulabilirsiniz. Ozellikle "Underestimating Costs in Public Works Projects, Error or Lie" isimli makalesini tavsiye ederim. Gelismis ve gelismekte olan 20 ulkede, toplam $90 milyarlik 258 proje uzerinde yaptigi incelemelerden cikarttigi sonuclarin 3 tanesini bilginize sunuyorum:
* Ulasim projelerinin %86'sinin maliyeti dusuk tahmin edilmis. * Kopru ve tunel projerinde ortalama maliyet artisi %34. * Yapilan hatalarin ana sebebi "stratejik (kasitli) yanlis yorumlama", yani "yalan".
Ornek olarak, Ingiltereyi Fransaya bagliyan Chunnel Tunelinin maliyeti tahminlerin %86 uzerinde cikmis. Projenin ilk senelerdeki geliri de (yani yolcu ve araba sayisi x ucret) tahminlerin ancak %18'i olmus. Butun bunlar bogaz tunelinde de ayni hatalarin yapildigini veya yapilacagini gostermez. Ancak Tezcan'in mektubundaki (Madde 8) yolcu adedi tahmini konusu bastan savma cevaplarla gecistirilemeyecek kadar cok ciddi bir konudur. Chunnel Tuneli Fransa veya Ingiltere devletleri tarafindan degil, ozel yatirimcilar tarafindan finansa edildi ve cogu yatirdiginin %90'dan fazlasini kaybetti. Bizim ulkemizde ise devletimizin cebi delik ama ..... Neyse hikayenin gerisini biliyorsunuz, tekrara gerek yok. 4. Bakanin teknik konulara cevabi: Allah askina teknik konulara cevap vermek bakana mi kalmis? Yokmu etrafinda bu projeden sorumlu ve cevap verebilecek yetenekli teknik adamlar? Bizim memlekette de ..... Neyse gene ayni hikaye...
Hepinize selam ve sevgilerimle.
Mahir Aydin
|
|
| Yazan : Mahir Aydin |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
25.07.2005 |
|
.:: ::.
bozuk diye yazmış mühendis.. tuğlacının hesabından düşülmüştür alacağı toplamdan
|
|
| Yazan : can çakır |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
25.07.2005 |
|
.:: adamın günahı yok.. ::.
statikçinin yanlışı yok gibi bence asıl arıza temel aplikasyonunu kontrol etmeyen TUS ta yada herkimse kontrol eden ara kolonun aksını kaçırmışlar..!!
|
|
| Yazan : can çakır |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
25.07.2005 |
|
.:: ::.
üst katın yükü biraz fazla galiba kesit büyümüştür!!
|
|
| Yazan : can çakır |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
25.07.2005 |
|
.:: ::.
dilatasyon yapılmaması/yetersiz temel ve perde kesiti/drenaj-drenflex (dış) yapılmaması/geri dolgu mazmesinin yanlış seçimi/temel zeminin iyileştirilemmesi
|
|
| Yazan : can çakır |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
23.07.2005 |
|
.:: baska bir çözüm ::.
Bir hata olmus olabilir.Arkadaslarinda dedigi gibi bir sefere mahsus olabilir. Bu insaatta ben olsam oradaki beton fazlaligina aldirmam ve kalibi söktürürüm kolon yüksekliginde yaptiririm.Ne olur? Kat yüksekligi 2.80 degilde 2.95 olur.Bina 15 Cm yükselir.Ve böylece yukaridaki abuklugu yasamamis oluruz. Aksi taktirde eger kolonu traslarsak kolon demirleride deforme olacaktir. islerinizde basarilar diliyorum. SELAMLAR
|
|
| Yazan : Ali Ahmet Gök |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
22.07.2005 |
|
.:: Yerden ısıtma & parke ::.
Parke yer döşemeleri yerden ısıtmalı zeminlerde kullanılmak için ideal malzemelerdir. Hem yere yapıştırmalı masif, hem de yüzer sistem lamine biçimindeki uygulamaların ikiside mümkündür. Yüzer sistemin uygulandığı durumlarda ısı kaybının daha fazla olacağı kabul edilmelidir.
Her iki uygulama durumunda da aşağıdaki kurallara ve imalatçının talimatlarına uyulmalıdır.
1 Sadece sağlık ile ilgili nedenler göze alınırsa dahi, yüzeydeki azami ısı 26º-27º C'yi geçmemelidir. (Azami 30ºC)
2 Yere yapıştırılarak uygulanan parkelerde sıcak su boruları (serpantinler) üzerinde asgari 30 mm kalınlığında şap dökülmelidir.
3 Diğer zemin kaplama malzemelerinde de yapılması gerektiği gibi, şap nihai sertliğe ulaştıktan sonra, ısıtma sistemi 14 gün süre ile en azından yarı kapasitesinde çalıştırılmalıdır. Parke döşenmeden 1-2 gün önce yerden ısıtma sistemi kapatılmalı ve parke döşeme işleminin bitmesini takiben ısıtma tekrar devreye sokularak ısı 3-4 gün içinde kademeli olarak yükseltilmelidir. Bu önlem kalıntı nemin atılarak parkeye hasar vermesini önler.
4 Parke döşemeye başlanırken şapın nemi %1,5 (GANN 30)'tan fazla olmamalıdır.
5 Yapıştırmada yüksek kaliteli tutkal kullanılmalıdır.
6 Parke döşenecek odanın bağıl neminin normal değerlerde olması dikkat edilmelidir (%50-60). Bu husus parkelerin birleşmelerinin doğallığı için gerekli olduğu kadar, insan sağlığı açısından da dikkate alınmalıdır.
Kaynak:www.arkitera.com
|
|
| Yazan : Erdinç Özkara |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
21.07.2005 |
|
.:: Laminant Parke ::.
Laminant zemin döşemesini, sert alçı mevcut parke veya fayans gibi kuru olan her türlü zemine serbestçe serebilirsiniz. Döşenecek zemin temizlenmeli ve ayak sesi yalıtımı sağlamak için polietilen izole levha ile beslenmelidir. Mekanın köşesinden olmak koşulu ile işe başlayın. Kullanılacak taraf duvara doğru olmalıdır. Duvara olan uzaklık yaklaşık 15 mm. olmalıdır. Bu mesafeyi uygun bir kama ile sabitleyin. Bir sıranın on şeridini yine bir çekme demiri ile duvara 15 mm. mesafeye getirerek ayarlayın. İlk sıranın son şerdine bir dayamak köşebendi yardımı ile, gereken genleşme miktarı dikkate alınarak, duvara olan mesafe işaretlenmeli ve şerit bu işaret boyunca kesilmelidir. İlk şerit sırası tutkalsız yatırılır. Üst tüylü tarafa uzunlamasına ve alın kısmına bolca tutkal sürün. Derzlerin neme karşı korunması için tutkal tüm malzemeyi kapsayacak şekilde sürülmelidir. Dışarı sızan tutkalı hemen nemli bir bezle silin. Hasardan kaçınmak için döşeme işleminde bir vurma takozu kullanın. Bu takoz özel olarak kenar konstrüksiyonu için geliştirilmiştir. İlk üç sırayı döşedikten sonra, tutkalın sertleşebilmesi için, yaklaşık bir saat bekleyin. Germe kuşaklarını yerleştirin. Bütün zemin döşendikten sonra son şerit sırasını bir çekme demiri ile duvara 15 mm. mesafeye ayarlayın.
|
|
| Yazan : Ali Bozer |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
21.07.2005 |
|
.:: Kalıp İmalatı ::.
Kalıp elemanının kalınlığı prizini almamış betondan gelen basınca göre belirlenir. Ahşap elemanlarda bu kalınlığın 12mm den az olmaması gerekir. Vibratörden gelecek ek basınç da dikkate alınmalıdır.
Kalıp elemanlarının kullanma sayısı o kalıp sisteminin kalitesi ile ilgili iyi bir göstergedir. Bu sayı ahşap kalıplarda 4, metal olanlarda ise 10'dan fazla olmalıdır. Kalıp kullanım sayısının arttırılması için aşağıdaki sıralanan konulara dikkat edilmelidir.
Testere gibi ahşap kesici aletler kalıp montajında kullanılmamalıdır. Takviyeler gerekenden fazla olmamalıdır. Gerekenden fazla bağlantı elemanı ve çivi kullanılmamalıdır. Vibratör kafası kalıp yüzeyi ile temas ettirilmemelidir. Kalıbın titreşimi isteniyorsa kalıp vibratörleri kullanılmalıdır.
Kalıplar demir montajından önce kalıp yağı ile yağlanmalıdır. Beton dökümünnden önce kalıplar su ile nemlendirilmelidir. Paspayları düzenli yerleştirilmelidir. Demir gerek montaj gerekse beton dökümü sırasında kalıpla temas etmemelidir. B.A. perde ya da döşemede tesisat veya diğer amaçla projede gösterilmiş delik / boşluk varsa buraya rezervasyon için kutu konur. B.A. kalıbında bir değişiklik yapılmaz.
Pano bileşimlerinden beton dökümü sırasında beton suyu sızıntısı olmamalıdır. Beton sonrası kalıp sökümünde zaiyat verilmemelidir. Sökülen kalıplar vakit geçirilmeden temizlenerek yağlanmalı ve yatay olarak istif edilmelidir.
Kalıpta zedelenmiş yerler sökümün sonrasında süratle tamir edilmelidir.
Kayar Kalıplar ve Tırmanır Kalıplar Tırmanır kalıpta ilerleme hızı, kayar kalıba göre daha düşüktür. Ancak betonarme demir montajı hızının, kayar kalıp ilerleme hızına (10-12 inç/saat) ayak uyduramaması gibi durumlarda tırmanır kalıp ile çalışmak zorunlu olabilir. Genel olarak söylemek gerekirse tırmanır kalıpta, kayar kalıba göre daha kontrollü ve sonuçta da daha kaliteli bir imalat yapmak mümkün olur. Tırmanır kalıbın diğer bir üstünlüğü, sistemin kayar kalıp kadar karmaşık olmamasıdır. Daha kısa zamanda eleman yetiştirilebilir. Kayar kalıpta yatay derz görünmez iken tırmanır kalıpta yatay derz izleri görülür. Bu bakımdan derz yerlerinde özel itina gösterilir. Kayar kalıp ve tırmanır kalıp arasında seçim; teknik, ekonomik ve eleman kalitesine göre yapılır.
Tırmanır kalıp iki günde bir ano kadar yükselebilir. (Genellikle yaklaşık 3m.)
|
|
| Yazan : Ahmet Gül |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
21.07.2005 |
|
.:: Gaz Beton duvar ::.
Duvar örülmesine başlamadan önce
Malzeme naylon paketler içinde ise duvar örümünden önce min 1 gün önce açılıp havalandırma yapılmalıdır. Duvar örülmesine başlamadan önce malzeme incelenerek, su içinde kalmış yaş bloklar, yüzey kuruluğu elde edilinceye kadar bekletilmelidir.
İnce gazbeton tutkalı hazırlanması
Tutkalın hazırlanmsı oldukça kolaydır. 2 ölçek toz halindeki tutkala 1 ölçek su ilave edilir. Oluşan karışım gazbeton karıştırma ucu kullanılarak, içinde hava kabarcığı kalmayıcaya kadar karıştırılır. İyi bir tutkal elde edebilmek için düşük devirli bir el matkabına takılmış karıştırma ucunun kullanılması uygundur. Birkaç dakikada hazır olan tutkal yaklaşık 4-5 saat içinde kullanılmalıdır. Tutkal ihtiyaç kadar hazırlanmalı, sık karıştırılmalı ve kuruyan tutkal su eklenerek uygulanmamalıdır.
Duvar örülürken genel kurallar
Duvar örümü sırasında yatay ve düşey derzlerde kesinlikle boşluk kalmamalıdır. Tutkalla örülen duvarlarda yatay ve düşey derzlere sürülen tutkal, yüzeyleri tamamen kapatmalıdır. Harçla örülen duvarlarda blok yüzeyleri fırça ile hafif su atılarak nemlendirildikten sonra harç uygulanmalıdır. Blokların binme uzunlukları, 15 cm'den az olamaz. Uygun bindirme uzunluğu blok uzunluğunun yarısı kadar olmalıdır.
Duvar örgüsünde ilk sıra
Duvar ile duvar zemini arasında mutlaka yapı harcı kullanılmalıdır. Yapı harcı karışımı : Hacimsel olarak 1 çimento - 1 toz kireç - ince kum İlk sıranın yan ve üst yüzeylerin terazisinde olması sağlanmalıdır. Altında yalıtım membranı kullanılan duvarlar kolonlara çeliklerle ankre edilmelidir.
Tutkalın sürülmesi
Duvar örgü tutkalından daha iyi verim almak için, blok yüzeyindeki toz parçacıkları süpürülmelidir. Tutkal blok kalınlığına uygun gazbeton malası ile yatay ve düşey yüzeylere tamamen kapatacak şekilde sürülmelidir.
Blokların düzeltilmesi
Duvar yüzeyinin düzgün olması için yatay ve düşey derzlerin düzgünlüğü lastik çekiç kullanılarak sağlanabilir. Özellikle ilk sıranın çok düzgün olmalıdır. Gazbeton blokları ile örülen duvarlarda, gazbetonun kolay işlenebilmesi nedeniyle tesisat kanalı ve buat yuvası açma, oyma delme ve kesme işlemleri kolaylıkla yapılabilir. Bu işlemlerde kullanılan gazbeton el aletleri ergonomik tasarımları ile kullanım kolaylığı sağlarken işlevsel özellikleri ile de yapım sürecini hızlandırır.
|
|
| Yazan : Ali Bozer |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
20.07.2005 |
|
.:: YORUM ::.
Mezun olmamış halen staj yapmakta olan bir müh. adayıyım biz ögrencilere yapmış oldugunuz katkılar için tüm meslektaş abilerime teşekkürü bir borç biliyorum.
|
|
| Yazan : osman karatoprak |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
20.07.2005 |
|
.:: Sn. Tezcan ::.
Sayın Prof. Dr. Semih Tezcan,
Uzun zamandır tüp geçit ile ilgili yazdıklarınıza uzman arkadaşlar gerekli yanıtları veriyorlar.
Sizin üslubunuzun tersine, kibarca ve akademik düzeyde cevaplıyorlar. Aynılarını yinelemeyeceğim.
Ancak akademik terbiye sınırlarına oldukça aşan son yazılarınız, aşağıda sıralayacağım, sizin gerçekleriniz karşısında, acaba nasıl değerlendirilmelidir?
Siz bu tartışamalardan çok önce, 3. köprünün güçlü olasılık olduğu günlerde, Tüp-tünel boğaz raylı geçişinin gereksiz olduğunu, 3.köprünün de Leventten geçmesi gerektiğini ve çok gerekli ise üzerine raylı sistemin de yapılabileceğini söylüyordunuz. Bu görüşünüzü, sanırım TİMSE veya YAPI Dünyası ya da benzeri, inşaat dergilerinde yayınlamıştınız.
Daha sonra nedense birden fikir değiştirerek, bu son yazılarınızda belirttiğiniz gibi, 3. köprüye tümüyle karşı çıkıp, 3. boğaz geçişinin tünel ve raylı ulaşım olması gerektiğini savunmaya başladınız.
Bu tavrınızın değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Acaba bu durum, hep güçlü olasılıktan yana olmak gibi bir tavır olabilir mi?
Bu iki çelişik görüşünüzün, ortak olan tek yönü, (hangisi yapılırsa yapılsın) boğaz geçişinin Leventten geçmesi gerektiğini öne sürmenizdir.
Buna göre yaptığınız, tüp - tünel raylı geçiş için iki temel eleştiriniz dikkatli ele alınmalıdır.
1 - Yapılan geçkinin Istanbul'un ulaştırma gereksinimlerine uymadığını öne sürüyorsunuz. Bildiğim kadarıyla siz ulaştırma uzmanı değilsiniz.
Bu işin uzmanları ve uzun yıllardır bu konuda araştırmalar, ayrıntılı çalışmalar yapanlar sizin söylediğinizin tersini ısrarla belirtmekte ve sizin araştırmaya dayandığını öne sürdüğünüz iddialarınızın neden yanlış olduğunu anlatmaktadırlar.
Gerçi siz, bu uzmanları, "İTÜ'de bir Demiryolu hocası" gibi size çok yakışan deyimlerle küçümsemeye çalışıyorsunuz, ancak bu gerçekleri değiştirmez.
Belirittiğim gibi siz bu konun uzmanı değilsiniz. Bu deyiminiz, sizin "uzmanı olmadığı konuda fikir yürüten" bir kişi olmanızı engellemez.
2 - Tüpün yapıldığı zeminde sıvılaşma olacağı konusunu ısrarla gündeme getiriyorsunuz.
Bilindiği gibi siz bu konuda da uzman değilsiniz.
Konunun uzmanı meslekdaşlar da bu uyarıya, hayır böyle bir şey söz konusu değildir de demiyorlar. Ancak projelendirme aşamasında gerekli değerlendirmenin yapıldığını ve projelerin buna göre hazırlandığını belirtiyorlar.
Kaldı ki yapımı sürmekte olan Tüp-tünel boğaz raylı geçişi projesi, Ülkemizde belki de en uzun, en ayrıntılı incelenmiş ve tartışılmış (30 senden daha uzun süredir, fiilen arazi çalışmaları ile), en ayrıntılı (yüzlerce cilt rapor, binlerce pafta cizimle) projelendirilmiştir. Tüm çalışmalar konunun uzmanı olan kişiler tarafından yapılmıştır.
Bu durumda sizin uzmanı olmadığınız, (en azından konuyu sizden daha iyi bilen, ve daha doğru, daha yansız değerlendirebilecek uzmanların bulunduğu) konularda fikir yürütmeniz değerlendirilerek, hangi ahlak sınırlarına sığdığı açıklanmaya muhtaçtır.
Bunun yanında, sizin sınırınızı aşarak uzmanlara, daha da ileri giderek Meslek Odamıza saldırmanızı açıklamak için hangi nedenler olduğu da araştırılmalıdır.
3 - İMO Istanbul şb.nin son düzenlediği toplantıya, bu projeye karşı görüştekilerin (ya da sizin) konuşmacı olarak neden çağırılmadığını soruyor, bunun "parlamenter kurallara" uymadığını belirtiyorsunuz.
Bununla "İnsan hafızası unutkandır" düşüncesi ile konuyu tam bilmeyen meslekdaşların kafasını karıştırmaya çalışıyorsunuz.
Sizi, Meslek odaları Istanbul ortak (koordinasyon) kurulunun (İKK) düzenlediği, MMO Istanbul Şb önderliğinde yapılan, toplantıya çağırmadılar mı? Tüm önerilerinizi içeren bildirinizi toplantının Bildiriler Kitabında basmadılar mı? Size programda yer ayırmadılar mı?
Sizi çağırdılar, bildirinizi bastılar. Ama siz toplantıya gelip bildiriyi sunmadınız, tartışılmasına engel oldunuz. Neden?
Bir toplantıya, içeriği tartışmalı bir bildiriyi gönderip, kişisel ilişkilerini kullanarak bildiriler kitabında bastırıp, böylece insanların kafasını karıştırıp, sonra toplatıya katılmayıp ve bildiriyi sunmayıp tartışılmasını engellemek, parlamenter, daha doğrusu, Akademik kurallara uygun oluyor mu?
Siz Antalya İMO Şb.nin düzenlediği bir yarışmaya, Antalya için yaptığınızı öne sürdüğünüz bir Ulaştırma Planı çalışması ile kendi adınıza, (tek başınıza) ödüle başvurmamış mıydınız?
Buna karşın bu çalışmayı, sizin tek başınıza yapmadığınız, bunun bir ekip çalışması olması nasıl değerlendirilmelidir.
İMO Antalya Şb yöneticilerini kibarlığı sizi zor durumlara düşmekten kurtarmamış mıdır?
Sayın Tezcan'ın, belirttiğim gibi, kafaları karıştırmak dışında, hangi amaçla yaptığını anlayamadığım bu girişimlerini, yazmağa çalıştıklarını, bu bilgileri de göz önünde tutarak değerlendirmeleri dileği ile meslekdaşlarımın önüne koyuyorum.
Saygılarımla
Prof. Dr. Ergun Gedizlioğlu
|
|
| Yazan : Prof. Dr. Ergun Gedizlioğlu |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
20.07.2005 |
|
.:: Sn. Semih Tezcan ::.
Sayın Prof. Dr. Semih Tezcan,
Uzun zamandır tüp geçit ile ilgili yazdıklarınıza uzman arkadaşlar gerekli yanıtları veriyorlar.
Sizin üslubunuzun tersine, kibarca ve akademik düzeyde cevaplıyorlar. Aynılarını yinelemeyeceğim.
Ancak akademik terbiye sınırlarına oldukça aşan son yazılarınız, aşağıda sıralayacağım, sizin gerçekleriniz karşısında, acaba nasıl değerlendirilmelidir?
Siz bu tartışamalardan çok önce, 3. köprünün güçlü olasılık olduğu günlerde, Tüp-tünel boğaz raylı geçişinin gereksiz olduğunu, 3.köprünün de Leventten geçmesi gerektiğini ve çok gerekli ise üzerine raylı sistemin de yapılabileceğini söylüyordunuz. Bu görüşünüzü, sanırım TİMSE veya YAPI Dünyası ya da benzeri, inşaat dergilerinde yayınlamıştınız.
Daha sonra nedense birden fikir değiştirerek, bu son yazılarınızda belirttiğiniz gibi, 3. köprüye tümüyle karşı çıkıp, 3. boğaz geçişinin tünel ve raylı ulaşım olması gerektiğini savunmaya başladınız.
Bu tavrınızın değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Acaba bu durum, hep güçlü olasılıktan yana olmak gibi bir tavır olabilir mi?
Bu iki çelişik görüşünüzün, ortak olan tek yönü, (hangisi yapılırsa yapılsın) boğaz geçişinin Leventten geçmesi gerektiğini öne sürmenizdir.
Buna göre yaptığınız, tüp - tünel raylı geçiş için iki temel eleştiriniz dikkatli ele alınmalıdır.
1 - Yapılan geçkinin Istanbul'un ulaştırma gereksinimlerine uymadığını öne sürüyorsunuz. Bildiğim kadarıyla siz ulaştırma uzmanı değilsiniz.
Bu işin uzmanları ve uzun yıllardır bu konuda araştırmalar, ayrıntılı çalışmalar yapanlar sizin söylediğinizin tersini ısrarla belirtmekte ve sizin araştırmaya dayandığını öne sürdüğünüz iddialarınızın neden yanlış olduğunu anlatmaktadırlar.
Gerçi siz, bu uzmanları, "İTÜ'de bir Demiryolu hocası" gibi size çok yakışan deyimlerle küçümsemeye çalışıyorsunuz, ancak bu gerçekleri değiştirmez.
Belirittiğim gibi siz bu konun uzmanı değilsiniz. Bu deyiminiz, sizin "uzmanı olmadığı konuda fikir yürüten" bir kişi olmanızı engellemez.
2 - Tüpün yapıldığı zeminde sıvılaşma olacağı konusunu ısrarla gündeme getiriyorsunuz.
Bilindiği gibi siz bu konuda da uzman değilsiniz.
Konunun uzmanı meslekdaşlar da bu uyarıya, hayır böyle bir şey söz konusu değildir de demiyorlar. Ancak projelendirme aşamasında gerekli değerlendirmenin yapıldığını ve projelerin buna göre hazırlandığını belirtiyorlar.
Kaldı ki yapımı sürmekte olan Tüp-tünel boğaz raylı geçişi projesi, Ülkemizde belki de en uzun, en ayrıntılı incelenmiş ve tartışılmış (30 senden daha uzun süredir, fiilen arazi çalışmaları ile), en ayrıntılı (yüzlerce cilt rapor, binlerce pafta cizimle) projelendirilmiştir. Tüm çalışmalar konunun uzmanı olan kişiler tarafından yapılmıştır.
Bu durumda sizin uzmanı olmadığınız, (en azından konuyu sizden daha iyi bilen, ve daha doğru, daha yansız değerlendirebilecek uzmanların bulunduğu) konularda fikir yürütmeniz değerlendirilerek, hangi ahlak sınırlarına sığdığı açıklanmaya muhtaçtır.
Bunun yanında, sizin sınırınızı aşarak uzmanlara, daha da ileri giderek Meslek Odamıza saldırmanızı açıklamak için hangi nedenler olduğu da araştırılmalıdır.
3 - İMO Istanbul şb.nin son düzenlediği toplantıya, bu projeye karşı görüştekilerin (ya da sizin) konuşmacı olarak neden çağırılmadığını soruyor, bunun "parlamenter kurallara" uymadığını belirtiyorsunuz.
Bununla "İnsan hafızası unutkandır" düşüncesi ile konuyu tam bilmeyen meslekdaşların kafasını karıştırmaya çalışıyorsunuz.
Sizi, Meslek odaları Istanbul ortak (koordinasyon) kurulunun (İKK) düzenlediği, MMO Istanbul Şb önderliğinde yapılan, toplantıya çağırmadılar mı? Tüm önerilerinizi içeren bildirinizi toplantının Bildiriler Kitabında basmadılar mı? Size programda yer ayırmadılar mı?
Sizi çağırdılar, bildirinizi bastılar. Ama siz toplantıya gelip bildiriyi sunmadınız, tartışılmasına engel oldunuz. Neden?
Bir toplantıya, içeriği tartışmalı bir bildiriyi gönderip, kişisel ilişkilerini kullanarak bildiriler kitabında bastırıp, böylece insanların kafasını karıştırıp, sonra toplatıya katılmayıp ve bildiriyi sunmayıp tartışılmasını engellemek, parlamenter, daha doğrusu, Akademik kurallara uygun oluyor mu?
Siz Antalya İMO Şb.nin düzenlediği bir yarışmaya, Antalya için yaptığınızı öne sürdüğünüz bir Ulaştırma Planı çalışması ile kendi adınıza, (tek başınıza) ödüle başvurmamış mıydınız?
Buna karşın bu çalışmayı, sizin tek başınıza yapmadığınız, bunun bir ekip çalışması olması nasıl değerlendirilmelidir.
İMO Antalya Şb yöneticilerini kibarlığı sizi zor durumlara düşmekten kurtarmamış mıdır?
Sayın Tezcan'ın, belirttiğim gibi, kafaları karıştırmak dışında, hangi amaçla yaptığını anlayamadığım bu girişimlerini, yazmağa çalıştıklarını, bu bilgileri de göz önünde tutarak değerlendirmeleri dileği ile meslekdaşlarımın önüne koyuyorum.
Saygılarımla
Prof. Dr. Ergun Gedizlioğlu
|
|
| Yazan : Prof. Dr. Ergun Gedizlioğlu |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
20.07.2005 |
|
.:: Zemin İyileştirme ::.
Boğazda Sıvılaşma riski olan bölgede su seviyesinin 40 m altında boğaz akıntısında nasıl bir teknik ve araçla zemin iyileştirilmesi yapılacaktır. Bu kazıklar sağlam zemine kadar oturacak mıdır?
Dünyada Böyle bir imalat daha önce denenmişmidir.? Sonuçları test edilmiş midir? Genç bir mühendis olarak bu soruların cevaplarını merak ediyoruz.
Saygılarımla Uğur Seymen Y.İnş. Müh.
|
|
| Yazan : Uğur Seymen |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
19.07.2005 |
|
.:: Sn. Semih Tezcan ::.
Sayın Prof. Dr. Semih Tezcan,
Uzun zamandır tüp geçit ile ilgili yazdıklarınıza uzman arkadaşlar gerekli yanıtları veriyorlar.
Sizin üslubunuzun tersine, kibarca ve akademik düzeyde cevaplıyorlar. Aynılarını yinelemeyeceğim.
Ancak akademik terbiye sınırlarına oldukça aşan son yazılarınız, aşağıda sıralayacağım, sizin gerçekleriniz karşısında, acaba nasıl değerlendirilmelidir?
Siz bu tartışamalardan çok önce, 3. köprünün güçlü olasılık olduğu günlerde, Tüp-tünel boğaz raylı geçişinin gereksiz olduğunu, 3.köprünün de Leventten geçmesi gerektiğini ve çok gerekli ise üzerine raylı sistemin de yapılabileceğini söylüyordunuz. Bu görüşünüzü, sanırım TİMSE veya YAPI Dünyası ya da benzeri, inşaat dergilerinde yayınlamıştınız.
Daha sonra nedense birden fikir değiştirerek, bu son yazılarınızda belirttiğiniz gibi, 3. köprüye tümüyle karşı çıkıp, 3. boğaz geçişinin tünel ve raylı ulaşım olması gerektiğini savunmaya başladınız.
Bu tavrınızın değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Acaba bu durum, hep güçlü olasılıktan yana olmak gibi bir tavır olabilir mi?
Bu iki çelişik görüşünüzün, ortak olan tek yönü, (hangisi yapılırsa yapılsın) boğaz geçişinin Leventten geçmesi gerektiğini öne sürmenizdir.
Buna göre yaptığınız, tüp - tünel raylı geçiş için iki temel eleştiriniz dikkatli ele alınmalıdır.
1 - Yapılan geçkinin Istanbul'un ulaştırma gereksinimlerine uymadığını öne sürüyorsunuz. Bildiğim kadarıyla siz ulaştırma uzmanı değilsiniz.
Bu işin uzmanları ve uzun yıllardır bu konuda araştırmalar, ayrıntılı çalışmalar yapanlar sizin söylediğinizin tersini ısrarla belirtmekte ve sizin araştırmaya dayandığını öne sürdüğünüz iddialarınızın neden yanlış olduğunu anlatmaktadırlar.
Gerçi siz, bu uzmanları, "İTÜ'de bir Demiryolu hocası" gibi size çok yakışan deyimlerle küçümsemeye çalışıyorsunuz, ancak bu gerçekleri değiştirmez.
Belirittiğim gibi siz bu konun uzmanı değilsiniz. Bu deyiminiz, sizin "uzmanı olmadığı konuda fikir yürüten" bir kişi olmanızı engellemez.
2 - Tüpün yapıldığı zeminde sıvılaşma olacağı konusunu ısrarla gündeme getiriyorsunuz.
Bilindiği gibi siz bu konuda da uzman değilsiniz.
Konunun uzmanı meslekdaşlar da bu uyarıya, hayır böyle bir şey söz konusu değildir de demiyorlar. Ancak projelendirme aşamasında gerekli değerlendirmenin yapıldığını ve projelerin buna göre hazırlandığını belirtiyorlar.
Kaldı ki yapımı sürmekte olan Tüp-tünel boğaz raylı geçişi projesi, Ülkemizde belki de en uzun, en ayrıntılı incelenmiş ve tartışılmış (30 senden daha uzun süredir, fiilen arazi çalışmaları ile), en ayrıntılı (yüzlerce cilt rapor, binlerce pafta cizimle) projelendirilmiştir. Tüm çalışmalar konunun uzmanı olan kişiler tarafından yapılmıştır. Bu durumda sizin uzmanı olmadığınız, (en azından konuyu sizden daha iyi bilen, ve daha doğru, daha yansız değerlendirebilecek uzmanların bulunduğu) konularda fikir yürütmeniz değerlendirilerek, hangi ahlak sınırlarına sığdığı açıklanmaya muhtaçtır.
Bunun yanında, sizin sınırınızı aşarak uzmanlara, daha da ileri giderek Meslek Odamıza saldırmanızı açıklamak için hangi nedenler olduğu da araştırılmalıdır.
3 - İMO Istanbul şb.nin son düzenlediği toplantıya, bu projeye karşı görüştekilerin (ya da sizin) konuşmacı olarak neden çağırılmadığını soruyor, bunun "parlamenter kurallara" uymadığını belirtiyorsunuz.
Bununla "İnsan hafızası unutkandır" düşüncesi ile konuyu tam bilmeyen meslekdaşların kafasını karıştırmaya çalışıyorsunuz.
Sizi, Meslek odaları Istanbul ortak (koordinasyon) kurulunun (İKK) düzenlediği, MMO Istanbul Şb önderliğinde yapılan, toplantıya çağırmadılar mı? Tüm önerilerinizi içeren bildirinizi toplantının Bildiriler Kitabında basmadılar mı? Size programda yer ayırmadılar mı?
Sizi çağırdılar, bildirinizi bastılar. Ama siz toplantıya gelip bildiriyi sunmadınız, tartışılmasına engel oldunuz. Neden?
Bir toplantıya, içeriği tartışmalı bir bildiriyi gönderip, kişisel ilişkilerini kullanarak bildiriler kitabında bastırıp, böylece insanların kafasını karıştırıp, sonra toplatıya katılmayıp ve bildiriyi sunmayıp tartışılmasını engellemek, parlamenter, daha doğrusu, Akademik kurallara uygun oluyor mu?
Siz Antalya İMO Şb.nin düzenlediği bir yarışmaya, Antalya için yaptığınızı öne sürdüğünüz bir Ulaştırma Planı çalışması ile kendi adınıza, (tek başınıza) ödüle başvurmamış mıydınız?
Buna karşın bu çalışmayı, sizin tek başınıza yapmadığınız, bunun bir ekip çalışması olması nasıl değerlendirilmelidir.
İMO Antalya Şb yöneticilerini kibarlığı sizi zor durumlara düşmekten kurtarmamış mıdır?
Sayın Tezcan'ın, belirttiğim gibi, kafaları karıştırmak dışında, hangi amaçla yaptığını anlayamadığım bu girişimlerini, yazmağa çalıştıklarını, bu bilgileri de göz önünde tutarak değerlendirmeleri dileği ile meslekdaşlarımın önüne koyuyorum.
Saygılarımla
Prof. Dr. Ergun Gedizlioğlu
|
|
| Yazan : ergun gedizlioglu |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
19.07.2005 |
|
.:: Yogusma ::.
Sorun sanırım yalıtımın dogru uygulanmadıgından kaynaklanıyor... yalıtım yapılmadan once yaltımkurallarını kapsayan TS 845 e gore yoğusma tahkıklerının yapılması gerekırdı.. bınanızın bulundugu yerın sıcaklık derece gun bolgesıne, uygulanan yalıtım turune ve malzemesıne v.b krıterlere gore bu tahkık yapılıyor....
yalıtım yaptırdıgınız fırmayla bunları gorusmenız daha doğru olur sanıyorum..cunku tahmınlerıme gore sorun bınanın dısardan su alması degıl ıcerdeki havanın (nemin) dışarı cıkamadan o kesıtte yoğusması....
şimdilik hoşçakalın...
|
|
| Yazan : aysegul akgun |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
19.07.2005 |
|
.:: Boya Dökülmeleri-Isı yalıtım ::.
Yaşadığım yerdeki boya dökülmeleriyle ilgili bir problemden bahsetmek istiyorum. evin kuzeye bakan duvarının birkısmında çiçeklenmeler ve kabarmalar oluyor. önce çok eskimiş doğramanın su kaçırmasından kaynaklandığını sandık ama iki senedir yeni doğrama takılı olmasın rağmen sonuç değişmedi. yavaş yavaş duvar yine çiçeklendi ve boya dökülmeye başlandı. bana sorun duvarın dış yüzünden kaynaklanıyor gibi geliyor. bahsettiğim duvarda aslında mantolama da yapıldı, ancak 10 yılı geçti. duvarın dış yüzünde çatlaklara da rastladım. ayrıca evin güneye bakan duvarlarında da daha hafif olmakla birlikte benzer sorunlar var. ama o cephede herhangi bir yalıtım da yok.
mantolamaya rağmen çatlaklardan zamanla içeri su girebilirmi?
sorun dışardaysa, apartmanın 3. katı olduğuna göre ne yapılabilir? içerden suyu kesen kimyasallar işe yarayabilirmi?
umarım sorunu anlatabildim. benzer durumlarla karşılaşan ve önerileri olanlar yardımcı olabilirse çok sevinirim. şimdiden teşekkürler...
Mert Kitapcı
Cevap:
Özellikle kuzey cephelerinde ısı farkının daha fazla olmasından dolayı yaşadığınız sorun bizim de sıkça karşılaştığımız bir problem. Daha önce mantolama yaptırmanıza rağmen sorununuzun devam etmesinin bir kaç sebebi olabilir, bunlar genel olarak; - Yapınız için doğru yalıtım kalınlığının uygulanmamış olması - Mantolama uygulamasının zamanla performansını kaybeden ürünlerle yapılmış olması - Mantolama uygulamasında kullanılan ürünlerin birbirleriyle uyumlu olmaması - Mantolama uygulaması sırasında işçilik hataları
Günümüz itibariyle mantolama sistemleri gerek ürün kaliteleri gerekse uygulamalarda detay çözümleri açısından 10 yıl öncesine göre büyük gelişmeler gösterdi. Sorununuzun en sağlıklı çözümü mantolamanın yeniden yapılması olarak görünüyor. Ancak duvarlarınızın içten yalıtımını yaparak duvarların iç yüzeyindeki sorunu da giderebilirsiniz, bu durumda duvarlardaki ve dış cephedeki sorunlar devam edecektir. Mantolama sistemlerimiz ile ilgili olarak www.mavikale.com ve diğer çözümlerimizle ilgili olarak www.mardav.com internet adreslerimizden bilgi alabilirsiniz.
Saygılarımla, Öykü Soysal Ürün Yöneticisi BLUE'SAFE Sistemleri MARDAV YALITIM A.Ş. Tel : 0 - 216 - 571 35 32
|
|
| Yazan : Erdinç Özkara |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
18.07.2005 |
|
.:: ::.
"Bakmakla usta olunsaydı Kediler kasap olurdu." Okumadan, Araştırmadan, Uygulama çalışmasında bulunmadan elbette usta olunamaz. Ama usta olmak bir geleneğin içinden gelmeyi, bir birikim ve tecrübeyi ve sürekliliği şart koşar. Bu noktada yetişmiş ustalar bulunmadığı sürece yapılacak her iş kusurlu olacaktır. Mimar harika projeler çizse de, mühendisler kusursuz statik hesapları yapsa da müteahhit hiç bir masraftan kaçmasa da usta usta olmadığı sürece iş kusurlu olacaktır.
|
|
| Yazan : Yusuf Bayrak |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
16.07.2005 |
|
.:: Islak Hacimlerde ::.
Islak Hacimlerde ve Teras Yalıtımı üzerine atılan şaplarda suyun giderlere doğru yönelmesi için şap atılırken eğime dikkat edilmelidir.
|
|
| Yazan : Erdinç Özkara |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
13.07.2005 |
|
.:: kalıba kot verilmesi ::.
Döşeme ve perde kalıplarının yapımından sonra kot kontrolü yapılmalı ip çekilmelidir.
|
|
| Yazan : HASAN BARIŞIK |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
13.07.2005 |
|
.:: alt zemin ::.
Alt zeminin sıkıştırılmasında gerekirse ,toprak betonu uygulaması yapılmalıdır.Kil malzeme ile agrega karışımı malzeme serildikten sonra iyice sıkıştırılmalı zeminin iyileştirilmesi,sıkıştırılması yapılmalı üzerine blokajı yapldıktan ve sonra beton dökümüne geçilmelidir.
|
|
| Yazan : HASAN BARIŞIK |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
13.07.2005 |
|
.:: kalıp iskelesi ::.
kalıp iskelesinin sağlamlığına bakılmış mı dökülecek olan betonu kaldırabilecek şekilde dikmeler konumuş mu ve sağlamca montajı yapılmış mı
|
|
| Yazan : HASAN BARIŞIK |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
10.07.2005 |
|
.:: donatı ::.
donatı yağ ve çamura bulaşmışmı? Donatı imalat analizlerini kontrol ediyormuyuz? 135 derece bükülen donatıda çatlak kontrolü yapıyormuyuz? donatı çapını kumpasla ölçüyormuyuz? sık donatıdan beton geçmesi için önlem alıyormuyuz? bağ tellerinin yeterli bağlandığını ve kalitesini kontrol ediyormuyuz?
saygılarımla
|
|
| Yazan : TANER TUNCER |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
09.07.2005 |
|
.:: hayranlık uyandırıcı ::.
Bnu yapan kişi eminim sanat adına birşeyler doğurma sancısı çeken bir sürrealist olmalı kendisini taktir ettim
|
|
| Yazan : fırat |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
09.07.2005 |
|
.:: İNSAN OLALIMMM!!!!! ::.
Bu ülke adına genel bir degerlendirme yapıcakolursam; NE ACIDIR Kİ GÜCÜNÜ ZULÜMLE BİRLEŞTİRENLERİN, BARIŞI KAHPELİĞ ETESLİM EDENERİN HAYSİYETİ SESSİZLİĞE GÖMENLERİN TEPKİYİ SEYİRCİLİKLE ÖLDÜRENLERİN,UTANMADAN, SIKILMADAN,ÇIKARINI ONURUNA TERCİH EDENLERİN YAŞADIĞI BU ÜLKEDE,BENLİĞİMİZİ KAYBETME TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ...YUKARIDA YAPILAN OLAY Bİ İNSANLIK AYIBIDIR,ŞİDDETLE KINIYORUM!
|
|
| Yazan : KÜRŞAT GÖREN |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
09.07.2005 |
|
.:: Tebrik ederim ::.
Tüp Geçit Gerçeği başlıklı yazıyı okudum, herkesin okumasını istediğim bir yazıı...
|
|
| Yazan : Gökhan Çepni |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
08.07.2005 |
|
.:: DIŞ CEPHE İLE İLGİLİ ::.
2 Blok halinde toplam 48 dairelik bir inşaatta başlayacağım. Dış cephe tasarımı hakında yardımcı olursanız sevinirim. Selamlar
|
|
| Yazan : SUAT BÜKÜN |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
04.07.2005 |
|
.:: Elestirilerimizi çözüme yönelik yapmalıyız ::.
Sevgili arkadaslarım,
Boyle sitelere hepimizin ihtiyacı oldugu gerçekken ve hata aramak ıstesek hepimizin şantiyelerınde bu ve benzeri hatalar bulmak mümkünken elestirilerimizi çözüme yönelık yapmamız daha dogru olmaz mı...
Iyi calısmalar...
Civilturk.com : Biz mühendislere yakışan bu bilinçli yaklaşım için Teşekkürler.
|
|
| Yazan : Murat Sengun |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
04.07.2005 |
|
.:: ödev araştırması ::.
Gazi üniversitesi mimarlık 1. sınıftayım. Araştırma konum yığma sistem bana bu konuda döküman yollayabilir misiniz? Şimdiden teşekkür ederim.
|
|
| Yazan : Hilal ACI |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
30.06.2005 |
|
.:: Alüminyum Doğrama ::.
Alüminyum doğramalar hakkında birim hacim ağırlığı ve birim fiyat listesi hakkında bilgi verebilirseniz sevinirim. Saygılarımla...
|
|
| Yazan : Alper Askay |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
29.06.2005 |
|
.:: Uygulama Kontrol 2 ::.
- Düşey taşıyıcı elemana çiroz bağlanmış mı?
|
|
| Yazan : CeM |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
25.06.2005 |
|
.:: hidratasyon ısısını önlemede sulama yöntemleri ::.
bu konular hakkında internette fazla bilgi bulamamamızın yanında bu gibi çalışmalara katkıda bulunduğunuz için öncelikle teşekkür ederim. ancak yapılan yada açıklanan tefferruatları biraz daha ayrıntılı açıklanırsa sevinirim. mesala günde 3 kez sulama yapılır denmesine rağmen bu sulamaların nasıl ve nezaman yapılacağı hakkında bir bilgi sahibi olamıyoruz ve gerek yabancı kaynakların gerekse türk mühendislerin bir öğrenci olarak bilgilerini anlatan kaynaklara sahip değiliz.Çalışmalarınızın devamını diler,biz mühendis öğrencilerine katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim. SAYGILARIMLA
|
|
| Yazan : altan karahacıoğlu |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
24.06.2005 |
|
.:: USTA HATASI ::.
GENELDE BÖYLE HATALAR DEMİR USTALARININ PROJEYİ DOĞRU OKUMAMASINDAN KAYNAKLANIYOR. NE ACIDIR Kİ DEMİR BAĞLANIRKEN VEYA KALIP KURULURKEN İNŞAAT MÜHENDİSİ GELİP KONTROL ETMİYOR, ANCAK HERŞEY BİTTİKTEN SONRA GELİP BAKIYOR VE BU SORUNLAR ORTAYA ÇIKIYOR.
|
|
| Yazan : HARUN REŞİT BULUNTU |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
21.06.2005 |
|
.:: Tebrik ::.
Uluslararası çalışmalarda seramik ,boya ve detay uygulamaları hakkında yeterli akademik çalışma bulunmamaktadır. Oysaki tüm evlerde uygulaması vardır. Konuya değişik bir bakış açısı getirdiğinden Murat arkadaşımızı tebrik eder, daha nice güzel çalışmalarının devamını dilerim.
|
|
| Yazan : Emrullah Cihad IŞIK |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
21.06.2005 |
|
.:: Harika bir kaynak ::.
Henüz okulu bitirememiş bir inşaat mühendisi adayı olarak sizler gibi değerli büyüklerimizin gerçekten büyük fedakarlıklarla hazırlamış olduklarına inandığım bu kaynağın bana hem sınavlarımda hemde ileride ki meslek hayatımda çok faydalı olacağına inanıyorum.
|
|
| Yazan : Onur YÜCEL |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
14.06.2005 |
|
.:: KOLONSUZ İŞ MRK HK. ::.
Sayın Erdinç Bey,
Adı geçen bina iş merkezi olmasından dolayı ara katlarda araçların geçişine izin verecek düzenlemeler olması gerekmektedir. 5,00 m açıklıkta araç manevra yapamayacağı için araçların girmesine müsaade etmek için bu aksa denk gelen kolonlar mimari ve statikçi işbirliği ile inşaat aşamasında (projelerde göstererek) statik projede o kısımlarda kolonlar dikkate alınmayarak çözülmüştür. Üst kattaki görülen kolon ise, kolon olarak değil, alt kattaki kirişe yük aktaran bir eleman görevi görmektedir. Yukarıdan gelen yükü taşıyan kirişler ise gelen yükü taşıyacak kapasitede boyutlu kesitler seçilmiş ve o özelliklere göre donatıları konmuştur.
Bu konuda sonradan araştırma yapmış değilim, sadece o binanın projelendirme aşamasında baştan sona çalıştım.
Durumu bilgilerinize sunar, çalşmalarınızda başarılar dilerim, saygılarımla.
İsmail SAKA
Civilturk.com: Zaman ayırıp bu değerli bilgileri bizimle paylaştığı için İsmali Beye teşekkür ederim.
|
|
| Yazan : İsmail SAKA |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
11.06.2005 |
|
.:: komik gerekçe ::.
duvara genleşme payı da bırakmış olabilir bildiğiniz üzere duvar ustaları işi ucuza aldı ise bir şekilde doğru bildiğini ıspatlamak üzere böyle bir açıklama ile karşınıza çıkabilir hangimiz duvar örülürken işin başında oluyoruz ki maalesef bu tür imalatlar karşımıza çıkıyor:) Saygılar E.KARAKAYA İnşaat Müh.
|
|
| Yazan : Ertan KARAKAYA |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
11.06.2005 |
|
.:: ne saçmalık! ::.
bu imalatın bir saplama kirişte yapılıyor olması daha acı olsa gerek. bir de şu çarptı gözüme donatı gönyelerinin sabitlemesi yapılmıyor mu bu imaltta .biz imalatlarımızda donatı gönyelerini daima sabitliyoruz mutlaka bağlatıyoruz. umarım eski donatılar kaldırılıp kiriş normal kesitine ulaşmıştır.
|
|
| Yazan : Ertan KARAKAYA |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
11.06.2005 |
|
.:: acele edilmemeli! ::.
henüz denetim yapıldığı söylenmemiş resim ise denetim anında çekilmiş beton da dökülmediğine göre büyük bir sorun yok. kaldı ki resmin burada yayınlanmış olması geç kalınmadığı anlamına geliyor bana göre kusura bakmayın ama meslektaşlarımı savunacağım denetim yapan şantiye şefi veya fenni mesul arkadaş an ve an demircinin başında bulunamıyor yada iş için alınan paralar buna müsaade etmiyor ama bence buradaki hatalı imalat düzeltilmiştir böyle bir açığı görmek için mühendis olmak bile gerekmez.Sonuç olarak Denetleme işi koloy lakin karşılığı alınmalı kelepir iş yapmak zorunda çoğu mühendis para kazanmak ve hayatta kalabilmek için doğal olarak ta onsuz yapılan bir imalattta bu şekilde oluyor.iyi denetleme zaman demek zaman ise karın tokluğu ile geçer.
|
|
| Yazan : Ertan KARAKAYA |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
10.06.2005 |
|
.:: uygulama kontrol ::.
1- Kiriş ve kolon etriyeleri dört köşeden bağlan mışmı? 2- Kaset döşemede kiriş birleşimlerinde çapraz donatılar yerleştirmiş mi? 3- Donatı bindirme boyları proje ve yönetmeliklere uygun mu? 4- Etriye kancaları 135 derece yapılmış mı? 5- Kiriş etriyeleri: kiriş yüksekliğinin 2 katı mesafede sıklaştırılma yapılmış mı?
|
|
| Yazan : FERHAT HAKAN YILDIZ |
|
| .:: Arastirmaya Git > |
04.06.2005 |
|
.:: su verme ::.
Aldıgımız slamp degerlerinde k4 olması gereken beton k3 degerlerini veriyorsa buna su ilave etmenin sakıncası var mı? zira s5 betonlarda yolda betonun dökülmemesi için zaten k3 kıvamında yapılıp santiyeye gönderiliyor. Buna beton santrali acısından bakıldıgında ne kadar etik? daha da acık olarak beton santrallerinde c30 betona konulması gereken diyelim 130 lt su yerine 80-90 lt su koymakla su cimento oranı düşmüyormu? dolayısıyla bu betona santiyede su vermek ne kadar sakıncalı?
Civilturk.com: Şantiyede slumptaki bu tür ayarlamalar için Beton mikserleri yanlarında Kimyasal Katkı Maddeleri getirirler,(Tanınmış firmaların mikserlerinde herzaman bulunur, Getirmeyenler içinse santralden talep edildiğinde en kötü ihtimal 2. mikserle şantiyeye ulaştırılıyor.) Bu katkılar betonun mukavemetini düşürmez ancak priz ve mukavemet süresini ileri atabilir.Mesela 28 günde ulaşacağı dayanıma 35 günde ulaşır.Bu durumda büyük açıklıklarda kalıp söküm süresine dikkat etmek gerekir.
Şantiyede betonun suya ihtiyacı olsa bile bu miktarı tesbit edebilmek çok zor olduğundan ,bu riske girmek tehlikelidir.İstenen kıvam ayarlaması ise katkı ile yapılabildiğinden buna gerek de yoktur. Maksimum katkı miktarı: 1m3 beton için 1.5 kg katkı kullanılmalıdır.(Şantiyede Miksere Maksimum Çimento ağırlığının %0.5 i kadar katkı konabilir.)
http://www.yks-yapkim.com/MBTturkey/Products/Category_01/RHEOBUILD®+REDOZ+N.htm
|
|
| Yazan : ali keyik |
|
|